+90 543 608 99 05 iletisim@mturkoglu.av.tr Pzt - Cum: 09:00 - 18:00 | Cmt: 09:00 - 14:00
Takip Edin:
Ceza Hukuku

Bilişim sistemleri ile banka veya kredi kurumlarının araç kılınması suretiyle dolandırıcılık: mahkûmiyetin onanması ve dava zamanaşımı

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 2021/38982 E., 2026/5954 K. 03.06.2026 10 görüntülenme

Bilişim sistemleri ile banka veya kredi kurumlarının araç kılınması suretiyle dolandırıcılık: mahkûmiyetin onanması ve dava zamanaşımı

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 2021/38982 E., 2026/5954 K., 03.06.2026
Mahkeme
Yargıtay 11. Ceza Dairesi
Esas / Karar
2021/38982 E. · 2026/5954 K.
Karar Tarihi
03.06.2026
Hüküm Yönü (ön değerlendirme)
Onama

Kararın Özeti

Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık (TCK m. 158/1-f) suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü; yargılamanın hukuka uygun yapıldığı, delillerin tartışıldığı ve cezanın kanuni sınırlar içinde uygulandığı gerekçesiyle ONANMIŞTIR. Aynı dosyada resmî belgede sahtecilik suçu yönünden ise TCK m. 66/1-e ve 67/4 uyarınca on iki yıllık olağanüstü dava zamanaşımının dolduğu belirlenerek kamu davasının DÜŞMESİNE karar verilmiştir. Ayrıca suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin davaya katılma ve hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığı vurgulanmıştır.

Resmî Kaynakta Aç

Kararın Tam Metni

Resmî kaynaktan alınmıştır

11. Ceza Dairesi 2021/38982 E. , 2026/5954 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2019/476 E. 2021/176 K.

SUÇLAR :Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama, ret

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıkların üzerine atılı" nitelikli dolandırıcılık" suçundan katılan ...'ın doğrudan doğruya zarar görmediği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu suç yönünden kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, sanıklar hakkında kurulan diğer hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1.Sanıklar hakkında bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemede; Sanıkların üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçundan doğrudan doğruya zarar görmeyen şikayetçinin kamu davasına katılma hakkı ve bu nedenle hükümleri temyiz etme yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, vekilleri aracılığı ile yaptığı mevcut temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2. Sanık ... hakkında bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemede; Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

3. Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz başvursu yönünden yapılan incelemede; Sanıklara yüklenen “Resmi belgede sahtecilik” suçunun, Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla ve bu itibarla, sanık ... ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 03.06.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak ve Doğruluk

Karar metni, T.C. Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat Bilgi Sistemi'nin kamuya açık içtihat servisinden alınmıştır. Taraf ad ve soyadları kaynakta anonimleştirilmiştir. Metnin tamamını ve resmî hâlini aşağıdaki bağlantıdan doğrulayabilirsiniz.

Kararı Resmî Kaynakta Görüntüle
Yasal Uyarı: Bu karar yalnızca bilgilendirme amacıyla yayımlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Yargı kararları somut olayın koşullarına göre verilir; benzer görünen bir olayda farklı sonuç doğabilir. Kararın güncelliğini ve olayınıza uygunluğunu bir avukatla değerlendiriniz.