İki sanıklı dosyada, mağduru "emekli edeceği" vaadiyle aldatarak para alan asıl failin dolandırıcılıktan mahkûmiyeti ONANMIŞTIR. Buna karşılık yalnızca banka kartını diğer sanığa kullandırdığı kabul edilen ikinci sanık bakımından hüküm BOZULMUŞTUR: Yargıtay, bu sanığın suçu bildiğine dair mahkûmiyete yeterli kesin delil bulunmadığını (savunmasının aşamalarda istikrarlı olduğunu, diğer sanığın da onun olaydan haberi olmadığını beyan ettiğini, katılan ve tanıkların ona doğrudan ilişen beyanının bulunmadığını) belirterek, beraati yerine iştirak gerekçesiyle mahkûmiyet kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur. Karar, "kiralık hesap" olaylarında hesap sahibinin cezai sorumluluğunun otomatik olmadığını, kastın ispatının arandığını göstermesi bakımından önemlidir. (Not: hesap sahibinin cezai sorumluluktan kurtulması, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre parayı iade yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.)
11. Ceza Dairesi 2022/5087 E. , 2025/7122 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/185 E., 2022/72 K.
SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A.Sanık Şerefettin Esen Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık ... Vasisinin Temyizi Yönünden; Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın vasisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık ...'ın Temyizi Yönünden; Katılan ...'un 1994 yılından itibaren çiftçilik işiyle uğraşması nedeniyle isteğe bağlı Bağkur kaydı üzerinden düzenli prim ödemesi yaptığı, ancak son üç yıl ödeme yapamadığı, katılanın, kendisini emekli yapma konusunda uzman olarak tanıtan ve bu konularda yardımcı olacağını söyleyen sanık ...'e değişik tarihlerde 17.980 TL para ödediği, bu şekilde sanığın katılandan emekli etmek vaadiyle menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul edilen somut olayda; sanık ...'ın aşamalarda atılı suçu işlemediğine yalnızca diğer sanık ...'e banka kartını suça konu olaydan habersiz şekilde kullandırdığına ilişkin istikrarlı savunması, diğer sanık ...'in aşamalarda sanık ...'ın aşamalardaki beyanlarını doğrular mahiyette sanık ...'a ait hesap kartını kullandığına, suça konu olayda sanık ...'in payının ve haberinin olmadığına ilişkin beyanları, katılan ile tanıkların aşamalardaki beyanlarında sanık ...'a doğrudan ilişen beyanlarının bulunmaması ile tüm dosya kapsamına göre sanık ...'ın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğine dair, mahkumiyetine yeterli, kesin delil olmadığı gözetilmeksizin sanığın beraati yerine, diğer sanığın suçuna iştirak ettiği gerekçesi ile mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 12.06.2025 tarihinde karar verildi.
Karar metni, T.C. Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat Bilgi Sistemi'nin kamuya açık içtihat servisinden alınmıştır. Taraf ad ve soyadları kaynakta anonimleştirilmiştir. Metnin tamamını ve resmî hâlini aşağıdaki bağlantıdan doğrulayabilirsiniz.
Kararı Resmî Kaynakta GörüntüleBu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Çerez Politikası